06 Oca 2015

Çocuklarda Hayvan Sevgisi

0 Yorum

 

Çocuklarda Hayvan Sevgisi

Yaşamımızın ayrılmaz parçası ve en yakın dostlarımız olan hayvanlar, çocukların gelişiminde de önemli rol oynuyor. Doğru ilişki kurulduğu takdirde, empati yeteneğinden ahlaki değerlerin gelişimine kadar pek çok olumlu sonuç alınıyor.

Çocuk gelişiminde temel rol oynayan hayvan sevgisi, duygusal erişkinlikte, çocukların topluma uyum sağlayan sosyal bir varlık olarak yetişmesinde de kritik yer tutuyor. Bu olumlu etkinin ortaya çıkabilmesi için, hayvanı atılıp satılabilir bir nesne olarak görmemek ve ebeveynlerin doğru davranışlar göstermesi gerekiyor.

Çocuğun, herhangi bir oyuncağı ister gibi evcil hayvanı talep etmesi ve bu durumun ebeveynlerce ölçüp biçilmeden kabul edilmesi çok büyük bir hata olarak karşımıza çıkıyor. Zira, hayvanla kurulan bağın, çocuğun duygusal ve toplumsal gelişimi üzerinde olumlu etkileri bulunuyor.

Hayvanın nesneleştirildiği bir ilişki biçimi, tam tersine sonuçlar veriyor, hayvan, çocuğun zihninde istenildiği zaman atılabilecek bir nesne olarak yer ediyor ki bu son derece yanlış. Oysa sağlıklı bir hayvan-çocuk ilişkisi, öncelikle hayvanın, yani kendisi gibi olmayan, ama yine de canlı olan bir başka varlığın sorumluluğunu almayı gerektiriyor.

Hayvan sevgisi çocuğun ahlâki gelişiminde de önemli rol oynuyor, onun mutlak bir benmerkezci olmasının önüne geçiyor, çocuklara sorumluluk da aşılıyor. Hayvanı beslemek, onu sevmek, ona zarar vermemek, onun iyiliğini düşünmek, çocuğun sadece hayvanlara olan olumlu duygularını beslemekle kalmıyor, başkalarının varlığının da kendisininki kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. Çocuk, bu şekilde duygusal ve maddi anlamda verici olmayı, diğerinden sürekli talep etmemeyi, mutlak alıcı olmamayı da öğreniyor. Sevgi ve ilgi verdikçe, hayvanın, özellikle köpek gibi sadakat duygusu olan canlıların, ona nasıl fazlasıyla karşılık verdiğini gördükçe sevginin erdemini de idrak ederek sevginin karşılıklı bir ilişki olduğunun farkına varıyor.

Hayvanlarla kurulan bağ çocuğun arkadaşlık duygusunun gelişimine de katkıda bulunuyor. Bu ilişki sayesinde, çocuk daha hoşgörülü, daha verici, daha paylaşımcı, daha anlayışlı, farklılığa daha açık bir kişilik geliştirebiliyor.Böylece genele oranla küçük ya da büyük farklılıkları olan başka çocuklara (örneğin zihinsel ya da bedensel engelli; başka bir millete, dine mensup, farklı bir dil konuşan vb.) çok daha hoşgörülü olabiliyor. Hayvan sevgisi, çocuklar arasındaki ayrımcılık ve şiddetin önlenmesinde de etkili rol oynuyor.

[yukarı]
Yazar Hakkında