22 Ara 2019

Çocuklarda Öfke Kontrolü

0 Yorum

Öfke; kişinin çevresinde olup biten olaylara ve kendisine yönelik her türlü tehtide karşı geliştirdiği, belirli seviyelerde normal kabul edilen bir savunma düzeneğidir. İnsanoğlunun temel bileşenlerinden olan öfke, sosyal çevre ve ebeveyn etkisi ile doyuma ulaşır. Bebekler öfkelerini ağlayarak ve vücut dilleriye ifade ederler. 18.aydan sonra bu ifade ebeveynlerin deyimiyle “sinir krizine” dönmektedir. 2 yaşın sonuna doğru yemek yeme, uyuma gibi basit gündelik etkinliklerde bile zirveye ulaşan bu krizler, ifade edici dilin gelişmesiyle yavaş yavaş azalır. Çünkü çocuklar isteklerini ifade etmede, dil ve konuşmanın etkin bir araç olduğunu keşfederler. Yetişkinliğe eriştiğinde ise artık ”öfkesini kontrol edebilen” bir birey olması beklenir.

Ağlama, bağırıp çağırma, yerlerde yuvarlanma, sağa sola koşuşturma, eşyalara ya da kendine zarar verici davranışlarda bulunma gibi ailenin çocuğun sakinleşmemesi üzerine pes edip, çocuğun isteklerini yerine getirme ve taviz verme ile sonuçlanır. Çocuk böylece “ikincil kazanç” elde ederek isteklerinin yerine gelmesini ya da engellerin ortadan kalkması için bu nöbetleri öğrenilmiş davranış olarak tekrar tekrar sergiler.

Öfkenin patolojik dışa vurumunda öncelikle yapılması gereken, ailelerin pekiştirici davranışlarından kaçınması, çocuğun ikincil kazanç elde etmesine olanak vermemeleridir. İstediği gerçekleşmeyince çığlıklar atan, yerlerde tepinen, durmaksızın ağlayan çocuğunuza çatışmadan kaçmak ve uzlaşmak için vereceğiniz taviz bu davranışları ödüllendirmiş olacak, öfke nöbetlerini pekiştirecektir.

Peki öfke problemi karşısında ebeveynin tavrı nasıl olmalıdır?
Çocuk bu denli yoğun duygular yaşarken, kendini dinleyecek anlayacak sakin bir yetişkine ihtiyaç duyar. Yoğun öfke problemi yaşadığı süre içerisinde onu azarlamak, kızmak yerine yanında olduğunuzu hissettirmelisiniz. Aksi yönde bir hamle çocuğun bu tarz negatif ifade yöntemlerini içselleştirmesine sebep olacaktır.

Daha az öfkelendiği ya da az da olsa sakin kalarak bir problem çözme çabası içine girdiğinde onu açıkça takdir etmeli ve bu doğru davranışı pekiştirmelisiniz.

Sakin olduğu bir dönemde kendini ifade etmek ve o anı kalıcı kılmak adına güzel bir resim dosyası alabilir ve duygularını resim yaparak ifade etmesini sağlayabilirsiniz. Çocuğun ilgi alanına göre bunu çeşitlendirebilirsiniz.

Ayrıca ona iyi rol model olmalı, kaliteli iletişim kurmalı ve duygularınızı doğru şekilde ifade etmelisiniz.
Aynı zamanda çocuğunuzu medyanın kötü etkilerinden korumalısınız. Özellikle şiddet barındıran her türlü içerikten uzak tutmalısınız. Bu yüzden çocuğunuzun ne izlediğini sıkı takip etmeli ve işlevsel programlara yönlendirmelisiniz.

Grup halinde oynanan oyunlara teşvik etmelisiniz. Kaybetmeyle başaçıkabilmeyi öğrenmesini sağlamalısınız.
Enerjisini rahatlıkla boşaltabileceği spor dallarına ve aktivitelere yönlendirmelisiniz.

Tüm bunlara rağmen öfke sorunu katlanarak devam ediyorsa, günde üç kereden fazla öfke nöbeti geçiriyorsa, bir sebep olmadığında da krizler yaşıyorsa mutlaka bir uzmandan yardım almalısınız.

Uzm. Psk. Berrak Tereci

[yukarı]
Yazar Hakkında