Çocukların Korku / Kaygılarıyla Baş Etmesine Yardım Edebilmek

Çocukların Korku / Kaygılarıyla Baş Etmesine Yardım Edebilmek

Korku açık bir tehlike ya da tehdide karşı verilen normal ve evrensel bir tepkidir.  Herhangi bir tehlike anında bize ne yapmamız gerektiğine dair ise kaygılarımız bize bir uyarı verir. Korku ve kaygının nedenlerine bakıldığında biyopsikososyal model olarak adlandırılan biyolojik (mizaç, hormonel dengesizler, gelişim süreci vb..) psikolojik (travma geçmişi, gebelikten gelen stres düzeyi vb.. )  ve sosyal (ebeveyn tutumları, çevreyle etkileşim vb..)  başlıklar açısından üçlü bir bakışın bileşimi mevcuttur.

 

En sık karşılaşılan kaygı/ korkular nelerdir?

  • Aileden ayrılmak / ayrı kalmak
  • Diğer çocuklarla ve yetişkinlerle iletişime geçmek (sosyal ortamlar/ sahne/ birebir etkileşim/ hata yapmak)
  • Fiziksel korkular (yüzmek, bisiklete binmek vb.)
  • Medikal süreçlere ilişkin korkular (doktor, hemşire, aşı, dişçi vb.)
  • Çevre ve doğaya ilişkin korkular (hayvan, böcekler vb..)
  • Bilinmeyene ilişkin korkular (ölüm, karanlık, tanrı, dinler vb..)
  • Hayali süreçlere ilişkin korkular (canavarlar, zombiler vb.. )

 

Korkunun kaynağı nedir?

  • Nesnelerin işlevi hakkında eksik bilgi (sifon, kalorifer vb.. )
  • Olumsuz deneyimlerle ilişkisi var mı? (düşme, anne karnında yaşanan bir durum)
  • Olumsuz bir ilişkilendirme deneyimi var mı? (bir köpek ısırınca tüm tüylü şeylerden korkma)
  • Öğrenilmişlik (ebeveyn tepkisini gözlemleyerek)
  • Hayal gücünün etkisi olabilir mi? (duvardan insan silüeti görmesi vb.)
  • Varoluşsal korkular (bir şeyin ölmesi)

 

Ebeveyn olarak siz neler yapabilirsiniz?

  • Kaygılı çocuklar sık sık başkalarının güvende olma hissini ödünç almak için sık sık sorular sorar, cevaplarından tatmin olmaz bir daha sorar. Bu kendisinin güvende olduğuna emin olma hissinin bir parçasıdır. Verilen cevaplar çocuğun kendi başına da kendisine söylediği ve düşündüğü bir iç ses haline gelir. Bu iç sesin etkisi öyle büyüktür ki yetişkin biri olduğunda bile çocuğunuza söylediğiniz şeyler onun iç sesi olmaya devam eder. Bu yüzden ebeveyn olarak çocuklara dünya ve yaşamaya dair  bakış açısı olarak söylediklerimiz önemlidir.
  • Çocuğunuzun kaygılı bir anında önce kendi içinize dönüp kendi kaygılarınızın sesinin ne kadar açık olduğuna bakmak iyi bir başlangıç olacaktır.   Siz korkuyu ve kaygıyı nasıl karşılıyorsunuz? Bu duyguya alan açıyor musunuz yoksa hemen püskürtüyor musunuz?  Buna bir bakmak ardından çocuğunuzun duygularına eşlikçi olmak önemlidir.
  • Çocuklar ebeveynlerinin yüzlerini, bedensel duruşlarını ve duygularını çok iyi okur. Bu yüzden sizin sükunetiniz çocukların da sükunetidir. Sinir sisteminiz; beden diliniz, yüz ifadeniz ve ses tonunuz aracılığıyla çocuğunuzun sinir sistemiyle doğrudan bir ilişki kurar. Onların üzerinde en büyük şeyi yaratan şey sözcüklerimiz değil; güven ve inanç duygularını yaratan çocuklarımıza verdiğimiz sözel olmayan ipuçlarıdır.
  • Korkulan şeyin dışa vurulması önemlidir. Korkuyu somutlaştırmak; kontrol edilebilirliğini arttırır, belirsizlikten uzaklaştırır. Gün içerisinde ona zor gelen şeyleri kağıda dökmesi ya da beden yoluyla anlatması istenebilir.
  • Fiziksel temas, sevgiyle gözlerin içine temas etmek kurulan bağı kuvvetlendirmek konusunda kıymetlidir.

 

Mini Kulüp Çocuk Evi
Psikolojik Danışman Ekibi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir